Portakal ve Zencefil

17.03.2023 / 23:04 
Portakalli-zencefilli yeşil cayimi yudumluyorum. Aklımdan binlerce düsünce geciyor. Uzun süredir gercekten yalnız kalmamistim. Zaten dur ya azıcık yazayım deyince, hic toparlayamam kafamı. Yeni mutfagimdaki masam ile çok şey paylasacagiz gibi geliyor. Mutfakta masa koyulacak yerin olması ne keyifliymiş yahu. Derdim kendine bir son, insan da kendine bir yol bulur; aramayı bırakınca diyor Deniz. İçimde bir yol buluyorum sanırım yavaş yavaş. 

19.07.2023 / 22:11
Balkonumda oturmuş, günesin batisiyla birlikte kararan havada, isiklari daha da belirginlesen, güneş enerjisiyle calisan minik lambaların gölgelerini izlerken, bir yandan da zencefilli-bitki cayimi yudumluyorum. Zencefil ne büyük bir nimet diye geciriyorken aklımdan, Erkan Ogur ve Djivan Gasparyan caliyor ağır ağır arka fonda. İçimde yavaş yavaş bir yol buluyorum, ne yöne doğru gideceğini yıllar geçtikte birlikte göreceğimiz. Uzundur yalnız kalmamistim. Bunu sindirmek, sonra gercekten kendimle yalnız kalmak ne iyi geldi bana. Insan neden bildigi gercekleri kendinden bile saklıyor ? Insan neden bildigi gerceklerden kaçarak hayatini sürdürmeyi seciyor ? Erkan abi bir müzik aletini nasıl böylesine aglatabilirsin abi, aklim almıyor. Sarkilarin ve kokuların inanilmaz bir hafizasi, hatirlatma yetenegi var. Minik bir ezgi duyuyor insan, yıllar önce bambaşka bir yerde dinlediği, bir anda oraya gidiveriyor. Minik bir koku alıyor, bir anda hop oraya. Insan beyni inanilmaz degil mi ? Mutluyum biliyor musun ama böyle minik bir burukluk var icimde gecmeyen. Bu galiba göçmenlik ya. Djivan Gasparyan 6 Temmuz 2021'de dünyadaki penceresini kapatmış. Onun hevesine duduk almisligim bile vardır. Ölümünü hic duymamisim, görüyor musun? Zaten duysam ne farkedecekti ki ? Simdi duydum, ne farketti ? Djivan abi hala yasıyor benim icin müziklerinde. Nasıl gitmeli bu dünyadan? Neye vermeli insan ömrünü diye de sorayım da simdi, hazır varolussal sorulara girmişken, tam olsun, bunu da herkes kendi bi' düsünsün. Ben kendimce bir karar verdim, yazarım bi ara belki. 

06.08.2023 / 21:39
Koltugumun iyi bir secim oldugunu düsünüyorum, hatta suan üzerinde otururken bunun çok doğru bir karar oldugunu da kanitlamis oldum. Cayim bu sefer tarcinli, limonlu bir bitki çayı, tabiki de zencefil eksik degil, kendi karisimim. Güzel canim ne isterse attım icine. Başım sabahtan beri ağrıyor. Aklından su ic diye gecirdin de mi, sanki litrelerce içmemişim gibi. Yarin yine doktora gideceğim. Son bir ayda bes kere doktora gittim, kan tahlili vs de sayarsam. Garip hissettiriyor, iyi hissettirmiyor bu düsünce. Rapor almak ve is yerine gitmemekte iyi hissettirmiyor ama hastayım. Amadan önce söylediğimin hiçbir önemi yok , evet ama basımın agrisini geçirmiyor bu, belki de beynimin icindeki çekirdek çitleyen teyzeler hic susmadigi icindir bu ara. Klostrofobimin bu seviyede oldugunu düşünmemiştim, Mr'a girince yüzleştim. Baskalarinin hakkımızda ne düşündüğüne neden bu kadar önem veriyoruz ? Onaylanmak neden bu kadar ölüm kalim meselesi cogumuz icin ? Kendine iyi davran, yapma böyle, bu kadar acımasız olma. Bi' tane sen var bu dünyada. Onu da böyle kırarsan, üzersen, haksızca yargılarsan, nasil devam edebilir ki hayatına. Başım çok ağrıyor, Ludovico Einaudi çalıyor arkadan. Konserine gittiğimi anlatmadım degil mi sana ? Mükemmeldi tahmin edebileceğin üzere. Açık havada onun güzel müziğini dinlemek. Bir hayale daha tik atıldı, hey gidi. 

17.08.23 / 22:33 
Ne kadar çok ev, ne kadar çok yer değiştirdim. Bir nehir gibi, hiç durmadan, sanki çizilmiş bir yolu yürür gibi, akarak ulaşmış gibi hissediyorum vardığım yere, karşıma çıkan onca şeye rağmen. Bir şarkı dinlerken bir anda Nişantaşı sokaklarına döndüm. Başka şarkıya geçtim, köye vardım, bir diğeri beni Norveç'e götürdü. Ne çok hikaye yazıyor insan ömrü boyunca kendi içinde, kendi yolunda. Aynı zamanda da durup bi düşünmeye, derin bir nefes almaya ne kadar az zaman ayırıyor onca hikayenin içinde. Ben nasıl büyük bi kadın olurum bilmem ama yürüdüğüm yola çok aşığım. Bana verilen yaşamım için çok mutluyum. Şu kocaman dünyanın minicik bi köşesinde bunları yazabiliyor olmak ne büyük keyif. Tesekkür ederim. 

27.09.23 / 23:51 
Bir yazma hevesi geliyor bana bazen. Ay diyorum simdi bir daktilom olsaydı, sanki yazabilmem icin tek ve en gerekli şey daktiloymuscasina. Ay sanki beynim yerinden firlayacakmiscasina hapsuruyorum bir yandan da. Son aylar çok fazla hastalık gecirdim gibi hissediyorum. Bedenim çok yorgun, ve ben ondan daha da yorgun. Göçmenlik mi yordu beni ? Is mi ? Yasamimdan keyif alıyorum, mutluyum genel anlamda. Ama is çok tüketiyor beni ve bu artık enerjimi çok fazla sömürmeye başladı. Bazen bir şarkıya takilinca kalıyorum öyle, bırakıyorum onu, kendince defalarca çalıyor arka fonda.

28.09.23 / 22:41 
Müziğin sesini yükselt ;
Bu yazının sonu gelecek mi bir gün acaba diye merak ederken ben, arkadan Yildiz Tilbe bagiriyor, hafife almaaaaa, ask vurur insanaaaa, bu kadar kolay sanmaaaa Delikanlimmm diye. Ay uzundur bir Yildiz konserine gidesim var, gelsene kız Almanya'ya, ne güzel olur vallahi. Uzundur monsteramin saksisini değiştireceğim, yeni aldigim saksisini yanina koydum ki, değiştireyim diye ama elim değmedi bir türlü. Yarin gece nöbeti öncesi yapayım bunu. Manga açtım simdi, uzundur dinlememiştim ben sok. Beyin inanılmaz bir organ ya, yüzyil dinlemesen bir sarkiyi, unutmuyor sözlerini. Sustu bu gece, karardı yine ay, kaldı geriye cevapsız sorular, uyandiginda onu ilk kim görecek, biraktigin düsü kim büyüteceeekkk. Oiiyyyy! Bugün de böyle bir gece, ne güzel bir gece. Evgeny Grinko calmaya başladı simdi. Ay bu tatlı çocuğun da bir konserine gidebilsem ama hep Türkiye'de. Sirf bir gün konserine bilet almali da Türkiye'ye uçmalı. Ayyy Mark Eliyahu konserine bilet aldım. Ludovico Einaudi'den sonra ikinci insan çok gitmek istediğim konserine. Digeri de Evgeny<3 Mark'in konseri Münih'te. Ordan sonra da Alplere doğru bir kamp-yürüyüs. Of ne tatlı olur, haydi bakalım. 4 gün hastanede yattım biliyor musun ? Hasta bir hemşire olarak bu bakış acisini kazanmak çok şey katti bana. 4 farklı MR a girdim ve klostrofobimin üstesinden geldim, calistim çünkü <3 Gurur duydum kendimle. Göçmen olarak bunu da ekledim listeme haha Yurtdisinda bir hastanede kal haha Son bir Mr kaldı, bence son olacak bu, öyle diyelim, öyle düşünelim, güzel seyler yollayalım artık nereye olursa. Son zamanlarda çok çok negatif oldu böyle, ama bu aslında isten kaynaklı çok yüksek oranda. Hayatimizin büyük bir bölümünü iste geçiriyoruz ve eğer is hayatimizi rahat geçiremiyorsak, mental olarak mutlu hissettirmiyorsa bizi ve bedenimizi de çok yoruyorsa, o zaman dünyanın en enerji dolu insani da olsan, yetmiyor, yetişemiyor o ic enerjin, o acigi kapatmaya. Tam olarak böyle bir süreç geçiriyorum. O güzel enerjim yetmiyor bu dönemlerde, öyle ugrasiyorum ki yetsin diye, spor/yoga/müzik/etkinlikler/her fırsatta dinlenme vsvs. Bunun da bir süreç oldugunun farkındayım aslında ama ise olan bakış acımı bu aralar değiştiremiyorum çünkü çok yoruyor yogun saatlerden dolayı. Bir de hic tatil yapamadım onu da farkediyorum, tatilim iptal oldu eleman eksikliğinden dolayı mesela. Bu da çok gerdi beni. Tamam Türkiye'ye gittim bir hafta ama çok koşturmaca geciyor Türkiye, hem ailemi, hem arkadaslarımı göreyim istiyorum. Dolayisiyla da o dinlenme tatili olmuyor benim icin, daha çok özlem giderme, sarılma oluyor. Çokta iyi geliyor ama sanırım dinlenmeye, bir durulmaya da ihtiyacım varmış meğer, bunu uzundur yapmayınca farkettim. Geçer Neslicik geçer, hepsi bir süreç. Kendi günesini ve cicegini bul önce. Sonrasını bırak bakalım doğaya, zamana, universum a haha. O sana yeterli isigi ve suyu verecektir eminim. Bazen bunu duyamıyoruz evet, ama müzik hep açık, hep çalıyor arka fonda. Sanırım bazi günlerde söyle azıcık sesini acmak lazım, açamıyorsak tek basimiza, ulaşmıyorsa elimiz, yardim istemek lazım sevdiklerimizden. Çünkü güzel ciğerlerimize hava dolduğu sürece diyor Rupi,  dans etmeye devam etmek zorundayız. 

Son. 

Teşekkür ederim. 

Kocaman kucak ve sevgiler, 

Nesli. 



























Yorumlar

Popüler Yayınlar